Home Eğitim Blog Borsada Yatırım Stratejileri
Blog

Borsada Yatırım Stratejileri

borsa yatırım stratejileri

Günümüzün dinamik ve rekabet dolu finans dünyasında, borsada yatırım yaparken etkili ve bilinçli stratejiler izlemek oldukça önemlidir. Yatırım stratejileri, yatırımcıların finansal hedeflerine ulaşma süreçlerine rehberlik eden temel prensiplerdir. Stratejiler, yatırımcıların risk toleransı, getiri beklentileri, vade tercihleri ve diğer kişisel faktörlere dayalı olarak şekillenir.

Bir strateji izlemek, yalnızca yatırımcıların hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda piyasa dalgalanmaları ve belirsizlikler karşısında daha güvende olmalarını sağlar.

Yatırım yaparken izleyebileceğiniz çok sayıda strateji bulunur; bunların her biri sizi belirli oranda başarıya götürebilir. Ancak sonsuz olasılık içinden, en iyi yatırım stratejisini çekip çıkarmak çoğu zaman kolay değildir. Hatta en iyi yatırım stratejisi gibi bir olgunun varlığından bile söz edilemez.

Bir yatırımcı ne istediğini bilmeli; kendi getiri ve risk beklentilerini de göz önünde bulundurarak hedeflerine en uygun stratejiyi benimsemelidir. Doğru yatırım stratejisini seçmek, uygun ayakkabıyı bulup satın almak gibidir. Seçtiğiniz ayakkabı çok lüks olmak zorunda değildir. Rahat bir şekilde kullanıyorsanız ve sizi gitmek istediğiniz yere götürüyorsa doğru seçimi yapmışsınız demektir.

Doğru Ürün, Doğru Strateji, Doğru Zaman

Piyasaları etkileme potansiyeli olan gelişmeleri takip etmek, finansal okuryazar olmak ve makroekonomik verileri incelemek en az seçtiğiniz yatırım enstrümanı ve stratejisi kadar önemlidir. Eğer birikimlerinizi korumak ve daha fazla para kazanmak istiyorsanız, doğru ürün de olsa yanlış zamanlama ile yatırım yapmama konusunda da dikkatli olmalısınız.

Borsada her dönemin kendine özgü şartları olur. Belirli zamanlarda bazı hisse senetleri, sektörler ya da farklı bir takım yatırım ürünleri yüksek getiri sağlayabilir. Yine çok sayıda strateji arasından birkaçı, söz konusu zaman diliminde diğerlerine göre daha çok kazandırabilir.

Doğru zamanda, doğru ürünlere, doğru bir strateji izleyerek yatırım yapabilmek için, çok sayıda temel analiz verisini incelemenin yanında, dünyada olup biten önemli olayları ve bunların varlık fiyatları üzerindeki etkilerini mercek altına almalısınız.

Yatırım Stratejisi Seçme

Yatırım yaparken strateji seçimi, kişisel finansal hedeflerinize, risk toleransınıza, yatırım yapma amacınıza ve piyasa koşullarına uygun bir şekilde belirlenmelidir. Bu seçimi yapmadan önce, doğru kararı verebilmeniz adına birkaç kuralı takip edebilirsiniz.

  • Kar hedefinin belirlenmesi
  • Alınmak istenen riskin belirlenmesi
  • Yatırım ürünlerine hakim olmak
  • Çeşitlendirme yapmak

Kar Hedefinin Belirlenmesi

Yatırıma başlamadan önce ya da yatırım yaparken yüzdesel ya da parasal bir hedef koymuş olmak son derece önemlidir. Kar hedefinin net bir şekilde belirlenmesi, yatırım yaparken motive olmanızı sağlayabilir ve stratejinizi buna göre oluşturmanıza yardımcı olabilir.

Hedeflerinize ulaştığınız zaman, aldığınız riski düşürecek hamleler yapmak ve belki de yatırımların bir kısmını nakde çevirme konusunda daha duyarlı olabilirsiniz

Alınmak istenen Riskin Belirlenmesi

Yatırım yaparken risk almak kaçınılmazdır, ancak bu risk seviyesi yatırımcının rahat hissettiği düzeyde olmalıdır. Yatırımcıların risk toleransları farklılık gösterebilir. Bazıları daha yüksek riskli yatırımlara daha açıkken, bazıları daha güvenli ve istikrarlı yatırımları tercih edebilir. Risk seviyesi, yatırım stratejisinin ve portföyün oluşturulmasının temelini oluşturur.

Yatırım Ürünlerine Hakim Olmak

Yatırım yapılacak ürünlerin özelliklerini, risklerini ve potansiyel getirilerini anlamak kritik öneme sahiptir. Farklı yatırım araçlarını ve piyasa koşullarını öğrenmek, daha bilinçli yatırım kararları almanıza yardımcı olur. Örneğin, hisse senetleri, tahviller, emtialar, gayrimenkul gibi farklı yatırım seçeneklerini ve bunların nasıl işlediğini anlamak önemlidir.

Çeşitlendirme Yapmak

Çeşitlendirme, yatırım portföyünün farklı varlık sınıflarına ve sektörlere yayılması anlamına gelir. Bu strateji, riski dağıtarak yatırımın dengeli bir şekilde yapılmasını sağlar. Farklı yatırım araçlarının performansı farklılık gösterebilir. Örneğin, hisse senetlerinin değeri artarken, tahvillerin değeri düşebilir. Bu nedenle, çeşitlendirme yaparak tek bir varlık sınıfına bağımlı kalmaktan kaçınabilir ve portföyünüzü daha güvenli bir şekilde dengeleyebilirsiniz.

Şimdi de finansal piyasalarda yatırım yaparken uygulayabileceğiniz temel stratejilerin üzerine biraz yoğunlaşalım.

Büyüme Yatırımı (Growth Investing)

Büyüme yatırımı (growth investing), yatırımcıların hisse senedi veya diğer varlık sınıflarına yatırım yaparken, şirketlerin hızlı büyüme potansiyeli olan ve gelirlerini ve karlarını önemli ölçüde artırma ihtimali bulunan şirketlere odaklandığı bir yatırım stratejisidir.

Büyüme yatırımı yapanlar, temel analizden yoğun biçimde yararlanır ve şirketlerin değer yaratma potansiyelini değerlendirirken finansal tabloları, gelir raporları, gelecek projeksiyonları ve sektör trendlerini analiz ederler. Strateji, yatırımcıların potansiyel büyüme fırsatlarını değerlendirirken dikkatlice araştırma yapmalarını ve riskleri yönetmelerini gerektirir.

Bu stratejiyi takip edenler, çoğu zaman büyüme potansiyeli olan şirketlerin hisselerini satın alır ve uzun vadeli kazanç elde etmeyi amaçlarlar

Büyüme yatırımının temel prensibi, şirketlerin gelir ve kârını sürekli olarak artırabilecekleri ve bunun sonucunda hisse senetlerinin değerinin zaman içinde yükseleceği varsayımına dayanır. Bu tür yatırımcılar, genellikle hızlı büyüme gösteren sektörleri (teknoloji, sağlık, e-ticaret vb.) ve yenilikçi, rekabetçi avantajları olan şirketleri hedefler.

Büyüme Yatırımının Özellikleri

Yüksek Potansiyel Getiri: Şirketlerin hızlı büyüme potansiyeli nedeniyle uzun vadeli yüksek getiri elde etmeyi hedeflerler. Hisse senetlerinin değeri zaman içinde arttıkça yatırımcılar kazanç sağlar.

Yüksek Risk: Büyüme yatırımı, yüksek potansiyel getirinin yanı sıra yüksek risk içerir. Çünkü büyüme beklentisiyle satın alınan şirketlerin gelecekteki başarısı garanti değildir ve piyasa koşulları değişebilir.

Şirket Performansına Odaklanma: Büyüme yatırımcıları, şirketlerin gelir büyümesi, karlılık ve yenilikçilik gibi performans göstergelerine yakından bakarlar. Bu faktörlerin olumlu yönde gelişmesini beklerler.

Uzun Vadeli Yaklaşım: Yatırımcılar, şirketlerin büyüme potansiyelini gerçekleştirebilmeleri için yeterli zamanı beklemeyi planlarlar

Değer Yatırımı (Value Investing)

Değer yatırımı (value investing), temel olarak hisse senetleri veya diğer yatırım araçlarının içsel değerini analiz ederek piyasa fiyatından daha düşük bir fiyatla satın almayı amaçlayan bir yatırım stratejisidir. Bu strateji, Benjamin Graham ve Warren Buffett gibi ünlü yatırımcılar tarafından öne sürülmüş ve popüler hale getirilmiştir.

Değer yatırımı stratejisini izleyenler, piyasadaki kötü haber akışlarına aşırı tepki vermiş, temel analiz ile çelişen kayıplar yaşamış  

Değer yatırımı aşağıdaki prensiplere dayanır:

Gerçek Değerin Tespiti

Değer yatırımı stratejisi, bir varlığın gerçek değerini tespit etmeye odaklanır. Bu, şirketin finansal durumu, gelir tablosu, varlık ve borç yapısı gibi temel verilere dayalı bir analiz gerektirir. Aynı zamanda, şirketin gelecekteki kazanç potansiyelini ve büyüme beklentilerini de değerlendirir.

İskonto Oranı

Değer yatırımcıları, bir varlığın gerçek değerini belirledikten sonra, piyasa fiyatı ile içsel değer arasındaki farkı hesaplar. Eğer içsel değer, piyasa fiyatının altındaysa, bu durum “iskonto” olarak adlandırılır. Yatırımcılar, iskonto oranı yüksek olan varlıkları potansiyel olarak çekici bir yatırım olarak görürler.

Ucuz ve İndirimli Varlıklar

Değer yatırımcıları, piyasa tarafından yanlış fiyatlandırıldığına inandıkları ucuz ve indirimli varlıkları seçmeye çalışırlar. Bu tür varlıklar genellikle geçici sorunlar yaşayan şirketler veya sektörlerde bulunabilir.

Sabır ve Uzun Vadeli Tutma

Değer yatırımı stratejisi uzun vadeli bir yaklaşım gerektirir. Yatırımcılar, piyasa düzelene kadar varlıklarını uzun süreli tutmayı planlarlar. Bu süre zarfında, iskonto oranının azalması ve içsel değerin gerçekleşmesi beklenir.

Risk ve Getiri Dengesi

Değer yatırımı stratejisi, risk ve getiri dengesini önemser. Ucuz olarak kabul edilen varlıkların fiyatları daha düşük olduğundan, bu tür yatırımların riski düşük olabilir. Ancak, piyasa düzelmeyebilir ve değer potansiyelini gerçekleştiremeyebilir.

Değer yatırımı stratejisi, analitik bir yaklaşım gerektirir ve yatırımcıların temel ve finansal analiz yapma becerilerini kullanmalarını gerektirir. Bu strateji, piyasa dalgalanmalarına dayanıklı ve uzun vadeli bir perspektife sahip yatırımcılar için uygun olabilir.

Al ve Tut (Buy and Hold)

Al ve Tut (Buy and Hold) stratejisi, yatırımcıların uzun vadeli bir bakış açısıyla yatırım yaptığı bir stratejisidir. Temel prensibi, seçilen varlıkları (genellikle hisse senetleri) uzun süre boyunca elde tutmak ve hedeflenen getiri elde edilinceye kadar satmamaktır. Bu strateji, kısa vadeli dalgalanmaları veya piyasa iniş çıkışlarını dikkate almadan, uzun dönemde varlık değerinin artacağına inanan yatırımcılar için uygundur.

Özellikle son yıllarda kripto paraların popülerliğinin artmasıyla beraber literatürde kendine daha fazla giren HOLD ya da HODL kavramları, al ve tut stratejisinden türetilmiştir. Bulunduğu konumdan ayrılmayan, hatta kıpırdamayan ve sahip olduğu varlıklara sıkı sıkıya tutunmuş bir yatırımcıyı tasvir etmektedir.

Al ve Tut stratejisi, piyasa dalgalanmalarının sık görüldüğü ve kısa vadeli yatırım kararlarının riskli olduğu durumlarda tercih edilebilir. Ancak bu strateji, yatırımcıların varlık fiyatlarındaki uzun vadeli trendleri doğru tahmin etmelerini gerektirir.

Al ve Tut stratejisi şu temel prensiplere dayanır:

Uzun Vadeli Perspektif: Varlıkların uzun bir süre boyunca elde tutulması amaçlanır. Bu süre genellikle yıllar hatta on yıllar olarak düşünülür.

Düşük Alım-Satım Aktivitesi: Bu stratejiyi uygulayan yatırımcılar, sık sık alım-satım yapmak yerine, seçtikleri varlıkları uzun vadeli olarak elde tutmayı tercih ederler.

Piyasa Dalgalanmalarını Görmezden Gelme: Al ve Tut stratejisi, kısa vadeli piyasa dalgalanmalarını görmezden gelmeyi amaçlar. Yatırımcılar, piyasadaki iniş çıkışlarının zaman içinde düzeleceğine ve sabırla beklemenin en doğru karar olduğuna inanırlar.

Vergi ve Komisyon Avantajı: Uzun vadeli yatırımlar genellikle daha düşük vergi oranlarına tabi tutulabilir. Bu da, yatırımcıların vergi avantajından yararlanmalarını sağlayabilir. Ayrıca, sürekli alım satım yapmak, her seferinde komisyon ödemenize yol açar. Aracı kurum komisyonları ilk bakışta çok küçük rakamlar gibi görünebilir ancak düzenli olarak işlem yapıyorsanız bu tutarları alt alta eklediğinizde ortaya hatırı sayılır bir tutar çıkabilir.

Yatırım Yaparken Strateji Sahibi Olmanın Önemi

Bir stratejiye ya da en azından tutarlı hedeflere sahip olmadan finansal piyasalarda yatırım yapmanın kumar oynamaktan pek de bir farkı olmadığını söyleyebiliriz.

Bir yatırım stratejisini benimsemek ve onu disiplinli bir biçimde takip etmek az sayıda insanın başarılı bir şekilde uygulayabildiği bir yöntemdir. Ancak bu görece düşük yüzdeli kesim, piyasalarda istediğini elde eden ve sermayesini düzenli olarak artırmayı başaran yatırımcılardan oluşmaktadır.

Bir yatırım stratejisine sahip olmanın avantajlarını şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Duygusal kararlar almaktan kaçınmak
  • Analitik ve pragmatik düşünerek karar almak
  • Hedefler doğrultusunda hareket etmek ve sabır göstermek
  • Etkin risk yönetimi yapmak

Related Articles

S&P 500 Nedir
Blog

S&P 500 Nedir? Hissesi Nasıl Alınır?

Finansal piyasalarla ilgilenen herkes, S&P 500 endeksini duymuştur. Peki, S&P 500 nedir...

Stop Loss Nedir?
Blog

Stop Loss Nedir? Yatırımlarınızı Nasıl Koruyabilirsiniz?

Finansal piyasalarda işlem yaparken, risk yönetimi en önemli unsurlardan biridir. Yatırımlarınızı korumanın...

Mail Order Nedir
Blog

Mail Order Nedir?

Mail order nedir, gümüzde süreç, genellikle kredi kartının fiziki olarak bir pos...

Borç Kapatma Kredisi
Blog

Borç Kapatma Kredisi

Finansal yükler ve borçlar, zamanla yönetilmesi zor bir hale gelebilir. Borç kapatma...